İSLAMİ İLİMLER FAKÜLTESİNDE “KURAN’I ANLAMADA SÜNNET’İN YERİ VE ÖNEMİ” KONFERANSI DÜZENLENDİ

Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) İslami İlimler Fakültesi, Ensar Vakfı Afyonkarahisar Şubesi ve Bilgi Değerler Topluluğunun ortaklaşa düzenlediği “Kuran’ı Anlamada Sünnet’in Yeri ve Önemi” konferansı gerçekleştirildi.

Ahmet Karahisari Kampüsünde düzenlenen konferansa İslami İlimler Fakültesi Dekan V. Prof. Dr. Mustafa Güler, İslami İlimler Fakültesi Dekan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Emin Uz, AKÜ akademik ve idari personeli ile birlikte öğrenciler katıldı.

Emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kemal Sandıkçı’nın konuşmacı olarak katıldığı konferansta Kuran’ı anlamada sünnet’in yeri ve önemi anlatıldı. İslam dininin iki temel kaynağının olduğunu söyleyen Sandıkçı, “Biri Allah’ın kitabı diğeri ise Peygamber’in sünnetidir. Biliyoruz ki Hz. Peygamber’den sonra peygamber gelmeyecek, Kuran’dan sonra başka kitapta gelmeyecek. Allah’ın bu kitabı kıyamete kadar baki. Peygamber’in peygamberliği de kıyamete kadar geçerli. Eğer Allah kendi dinini ve kitabını kıyamete kadar koruyacaksa peygamberini ve sünnetini de koruması gerekmez mi? Eğer bu işi Cenab-ı Hakk’ın korumasına havale ediyorsak herhalde Kuran’ı ve elçisini koruduğu gibi onun sünnetini de koruması beklenir” diye konuştu.

“Sünnet dinin yaşanan tarafı”

Sünnet sayesinde dinin yaşandığını ifade eden Sandıkçı, Kuran-ı anlamada sünnetin önemini şöyle anlattı:

“Sünnet dinin yaşanan tarafıdır. Kuran genel prensipler vaaz eder. Hiçbir zaman detaya inmez. Ama sünnet hangi ayakla içeri gireceksiniz, hangi ayakla dışarı çıkacaksınız, yatağa nasıl gireceksiniz, hangi elle yemek yiyeceksiniz gibi konuların her şeyini tanzim eder. Namaz ve zekâtla ilgili yüzlerce ayeti kerime var ama detayı ile ilgili tek satır bulamazsınız. Bunu Peygamber’in sünnetinde buluruz onun için diyorum ki sünnet dinin yaşanan tarafıdır.”

Sünnetin dinin yaşayan tarafı olduğunu ifade eden Sandıkçı, şöyle dedi:

“Eğer sünneti göz ardı ederseniz dinin yaşanan tarafını da göz ardı etmiş olursunuz. Yaşanmayan sembolik ismi olan bir din kalır. Sünnete karşı tavır belirlerken işin bu yönüne de bakmak lazım. Cenab-ı Hak Kuran-ı Kerim’de Hz. Peygamber’i öne çıkaran pek çok ayet göndermiştir. Cenab-ı Hak ‘Allah’a itaat edin Resulüne de itaat edin’ diye buyuruyor. Devamında ise Allah, ‘Peygamber’e sırtınızı dönmeyin diyor’ sırt dönülmesinin mümkün olmadığını ifade ediyor. Kuran-ı Kerim’de Allah’a imanı emreden ayetlerin hemen tamamında ya da tamamına yakının da Resulüne de iman edin ifadesi vardır. Bu iki temel kaynağını birbirinden ayırırsanız İslam diye geriye bir şey kalmaz. Sünnet, dinin yaşanan tarafıdır. Allah’ın kitabı genel prensipleri vaaz eder. Peygamber’i de onun nasıl yaşanacağını bize gösterir. Allah, bu dini Peygamber’inin getirdiği değerleri koruyacak insanları da bu ümmete lütfedecektir. Bu Allah’ın vaadidir. Her asırda her nesilde Cenab-ı Hak’ın gönderdiği o dini Peygamber’inin getirmiş olduğu sünnetini koruyacak insanları bu ümmete lütfetmiştir.”

Konferans, öğrencilerin sorularının cevaplanmasının ardından sona erdi.