Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) Güzel Sanatlar Fakültesi (GSF)  tarafından “8 Mart Dünya Kadınlar Günü” dolayısıyla “Kadınların Çalışma Yaşamında Eşitlik ve Güvenlik” konulu panel düzenlendi.

GSF Film İzleme Salonunda moderatörlüğünü GSF İç Mimarlık ve Tasarım Bölümü Arş. Gör. Merve Çiftçi’nin yaptığı panelde; Afyonkarahisar Baro Başkanı Av. Melahat İpek Yılmaz Göktürk ve AKÜ Personel Daire Başkanı Naciye Gülay Utkugün konuşmacı olarak yer aldı. Panele GSF Dekanı Prof. Dr. Şerife Ebru Okuyucu, Dekan Yardımcıları Dr. Öğretim Üyesi Sena Coşkun, fakülte sekreterleri, öğrenciler ile akademik ve idari personel katıldı.

Panelin açış konuşmasını yapan GSF Dekanı Prof. Dr. Şerife Ebru Okuyucu, 2024 yılında dekan olarak atanmasının ardından ilk defa kadın dekan olarak 8 Mart Dünya Kadınlar Günü etkinliği düzenlediklerini belirtti. 8 Mart’ın yalnızca kadınların başarılarının kutlandığı bir gün olarak değil, aynı zamanda kadınların eşit haklar, güvenlik çalışma koşulları ve adil bir toplumsal yaşam için verdikleri mücadelelerin hatırlandığı ve bu konuların yeniden düşünülmesi gereken önemli bir gün olduğunu ifade eden Okuyucu, “Kadınların çalışma hayatındaki varlığı toplumların gelişimi açısından son derece önemlidir. Bilimden sanata, eğitimden hukuka, ekonomiden yönetime kadar pek çok alanda kadınların bilgisi, emeği ve üretkenliği toplumsal ilerlemenin temel dinamiklerinden biridir. Ancak biliyoruz ki çalışma yaşamında eşit fırsatlara erişim, güvenli çalışma ortamlarının sağlanması ve kadın emeğinin görünür kılınması hala üzerinde düşünülmesi gereken çok önemli konulardan bir tanesi” dedi. Eşitlik ve güvenlik meselesinin yalnızca kadınların değil, toplumun tamamının ortak sorumluluğunda olduğunu söyleyen Okuyucu, “Çünkü biliyoruz ki kadınların emeğinin görünür olduğu, kendini güvende ve eşit hissettiği bir çalışma hayatı daha adil, daha üretken ve daha güçlü bir geleceğin temsilidir” diye konuştu.

“İnsanın öncelikle kendini keşfetmesi gerekiyor”

Panelde konuşma yapan Afyonkarahisar Baro Başkanı Av. Melehat İpek Yılmaz Göktürk, insanın kendini keşfetmesi gerektiğini belirtti. Göktürk, “Öncelikle insanın kendini keşfetmesi gerekiyor. Keşfettikten sonra o alana yöneliyorsun. Ben bazı aksaklıklar nedeniyle idarede yer almam gerektiğini düşünenlerdenim. Bu aksaklıkları tespit edip artık idareye girip o aksaklıkların düzelmesi için bir şeyler yapılması gerektiğini düşünüyorum. Avukat olduğum ilk gün baro başkanı olmayı düşünmüştüm” ifadelerini kullandı.

“Süreçlerin içinde aktif rol almak da son derece önemli”

Bilginin güç olduğunu ancak aynı zamanda çaba da gerektirdiğini kaydeden Göktürk,  sözlerine şöyle devam etti:

“Geleceğimizi şekillendirmek için öncelikle ne yapacağımızı düşünmeli ve kendimize sağlam bir yol çizmeliyiz. Çünkü günlük yaşamın akışına kayıtsız kalma şansımız yok. Hayattaki pek çok önemli kararı nasıl planlıyorsak, genel yaşantımızı da aynı titizlikle kurgulamalıyız. Kendi yolculuğumda her zaman planlı hareket etmeye ve kendimi geliştirmeye odaklandım. Baro yöneticiliği ve komisyon çalışmalarıyla gerekli deneyimi kazanarak adaylığımı netleştirdim. Elbette her seçimin bir kazananı ve kaybedeni olur; ancak asıl değerli olan, o noktaya gelebilecek donanıma sahip olmaktır. Bu yüzden eğitim, gelişim ve süreçlerde aktif rol almak vazgeçilmez ilkelerimiz olmalıdır.”

“Kadının yaşam hakkı garanti altına alınmadan diğer iyileştirmeler kalıcı olamaz”

Göktürk, kadın hakları ve güvenliğinin önemine dikkat çektiği konuşmasında, kadınların hayatında kalıcı ve somut bir iyileşme sağlanabilmesi için öncelikle yaşam hakkının tam güvence altına alınması gerektiğini belirtti. Yaşam hakkının diğer tüm hakların temeli olduğunu ifade eden Göktürk, kadının yaşam hakkı garanti altına alınmadan, eğitimden istihdama kadar diğer alanlarda yapılacak iyileştirmelerin kalıcı olmasının güçleşeceğine dikkati çekti.

“Ekonomik Bağımsızlığın Yolu Güvenceden Geçiyor”

Kadınların toplumsal hayata katılımında güvenlik unsurunun belirleyici olduğunu kaydeden Göktürk, “Kadınların yaşam hakkı güvence altına alınırsa, çalışma hayatına katılımları da daha güçlü ve güvenli bir şekilde gerçekleşebilir. Bu güvence sağlandığında pek çok şeyin değişeceğine inanıyorum. Kadınların ekonomik olarak bağımsız olabilmesi, gerektiğinde kendi başına hayatını sürdürebilmesi ve yaşamını güven içinde kurabilmesi garanti altına alınmalıdır. Bu şartlar sağlandığında kadınların hayatında gerçek bir iyileşmeden söz edilebilir” diye konuştu.

Barodan Mağdurlara Hukuki Destek

Baro bünyesinde yürütülen faaliyetlere de değinen Göktürk, maddi imkânı kısıtlı olan vatandaşlara ücretsiz avukat temin ettiklerini hatırlattı. Adli yardım sisteminin önemine vurgu yapan Göktürk, “Avukat tutma imkânı olmayan kişilere baro olarak avukat sağlıyoruz. Bu, sunduğumuz en temel hizmetlerden biridir. Ayrıca bünyemizdeki kadın ve çocuk hakları komisyonlarımız Afyonkarahisar’da aktif şekilde çalışıyor. Bize ulaşan kişilere hukuki haklarını ayrıntılı biçimde anlatıyor, izlemeleri gereken yol konusunda rehberlik ediyoruz. Sürecin her aşamasında yanlarında yer alarak destek olmaya gayret ediyoruz” ifadelerini kullandı.

“KADES Kullanımı Yaygınlaşıyor”

Şiddete maruz kalan kadınların başvuru mekanizmaları hakkında da bilgi veren Göktürk, mevcut sistemde ilk temas noktasının genellikle emniyet birimleri olduğunu belirtti. KADES (Kadın Destek Uygulaması) uygulamasının önemine değinen Göktürk, “Aslında uzun süredir var olan bu uygulama, son dönemde kadınlar arasında daha fazla bilinir hale geldi ve indirilme sayıları arttı. Şiddetle mücadelede teknolojik imkânların ve hızlı erişimin önemi büyük” dedi.

“Kadın akademik personel sayısı, Türkiye ortalamasının üzerinde”

Personel Daire Başkanı Naciye Gülay Utkugün ise Türkiye genelinde çalışan kadın oranının yaklaşık yüzde 30, erkek çalışan oranı ise yüzde 70 civarında olduğu söyledi. AKÜ’de kadın akademik personel kadrosu oranının yüzde 33, erkek akademik personel kadrosunun oranının yüzde 67 olduğunu söyleyen Utkugün, “Bu oran, Türkiye ortalamasının biraz üzerindedir. En yüksek kadın temsilini akademik personel grubunda görmekteyiz. Akademik personelden sonra sözleşmeli personel statüsünde çalışanlarımız gelmektedir. Bu grupta kadın çalışan oranı yüzde 32, erkek çalışan oranı ise yüzde 68 olarak görülmektedir.  Genel bir değerlendirme yaptığımızda üniversitemizde toplam kadın çalışan oranı yüzde 28, erkek çalışan oranı ise yüzde 72’dir. Bu oran Türkiye ortalamasının biraz altında olsa da genel tabloya bakıldığında iyi bir seviyede olduğunu düşünüyorum” diye konuştu.

“Amirlerin, çalışanların yeterliliklerini ve eksikliklerini tespit etmeleri büyük önem taşır”

Kadın çalışanların gelişimi açısından birim amirlerinin rolünün çok önemli ve öncelikli olduğunu söyleyen Utkugün, “Çünkü çalışanlar göreve ilk başladıklarında onları en yakından tanıyacak ve keşfedecek kişiler birim amirleridir. Bu noktada amirlerin, çalışanların yeterliliklerini ve eksikliklerini doğru şekilde tespit etmeleri büyük önem taşır. Aynı zamanda çalışanlara destek olmaları, onlara yol göstermeleri ve fırsat eşitliği sağlamaları gerekir. Kadın çalışanların görünürlüklerinin artırılması da bu süreçte oldukça önemlidir” diye konuştu.

“Şikayetler KVK kapsamında gizli tutulur”

AKÜ çalışanlarının bir sorun yaşadığında güvenle başvurabileceği bir sistemin var olduğunu kaydeden Utkugün, “Cinsiyet farkı gözetilmeksizin tüm personelimiz yaşadıkları sorunları öncelikle kendi idari birimlerine iletmektedir. Eğer sorun bu aşamada çözülemezse, konu üniversite yönetimine taşınmaktadır. Yapılan değerlendirmeler sonucunda ise personelin yaşadığı mağduriyetlerin giderilmesi amacıyla gerekli çözümler üretilmektedir. Ayrıca iletilen şikâyetler, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) kapsamında gizli tutulmaktadır. Bu nedenle başvuruların içeriği üçüncü kişilerle paylaşılmamakta ve süreç gizlilik çerçevesinde yürütülmektedir” dedi.

Panel, teşekkür belgelerinin takdimi ile sona erdi.

10 Mart 2026, Salı 35 kez görüntülendi