Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Şuayıp Özdemir, AKÜ İslam İktisadı ve Finansı Uygulama ve Araştırma Merkezi (AKİFAM) ve Bursa Uludağ Üniversitesi İslam İktisadı ve Finansı Uygulama ve Araştırma Merkezi ile Türkiye Katılım Bankaları Birliği (TKBB) iş birliğiyle düzenlenen  “İslam İktisadı ve Finansı Temel Eğitim Programı”nda “İş Dünyasında Bireysel Ahlaki Yaklaşımlar” konusunu anlattı.

İlahiyat Fakültesinde gerçekleştirilen programa; AKÜ AKİFAM Müdürü Dr. Öğretim Üyesi Doğan Öztürk, Bursa Uludağ Üniversitesi İslam İktisadı ve Finansı Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Mücahit Özdemir ile birlikte öğretim elemanları ve AKÜ ve Bursa Uludağ Üniversitesi öğrencileri katıldı.

“Empati eksikliği bencilliği besliyor”

İnsanlık tarihi boyunca filozoflar tarafından tartışılan ahlak anlayışlarının günümüzde de önemini koruduğunu belirten AKÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Şuayıp Özdemir Özdemir, sunumunda; egoist (bencil), narsist, hazcı (hedonizm), faydacı (pragmatist), görevci (deontoloji), görecelilik (rölativizm) ve erdem ahlakı (idealizm) ahlaki yaklaşımlarını örneklerle açıkladı. Egoist yaklaşımın bireyin kendi çıkarlarını merkeze almasıyla ortaya çıktığını ifade eden Özdemir, bu anlayıştaki kişilerin çevresindeki insanları kendi amaçları doğrultusunda kullanabildiğini söyledi. Özdemir, “Ben duygusunun insanın yaşamını sürdürmesi açısından gerekli ancak aşırıya kaçtığında bencilliğe dönüşür. Empati eksikliği de egoist bireylerin temel özelliklerinden biridir” dedi.

“Sürekli övgü beklentisi narsizmi besliyor”

Narsist yaklaşımda ise bireylerin kendilerini aşırı derecede önemsediklerini ve sürekli övgü beklediklerini ifade eden Özdemir, bu kişilerin eleştiriye kapalı olduğunu söyledi. Özdemir, “Kibir duygusu, narsist yaklaşımının temelinde yer alır ve çevresindeki insanlar da sürekli destekleyici tavırlarıyla bu duyguyu büyütür” diye konuştu. Hazcı yaklaşımın da yaşamın temel amacını haz almak ve mutlu olmak olarak gördüğünü aktaran Özdemir, bu anlayışa sahip kişilerin acıdan ve zorluktan kaçınmaya çalıştığını ifade etti. İnsanların farklı yollarla haz arayışına girebildiğini belirten Özdemir, hedonist düşüncenin bireyi yalnızca keyif odaklı bir yaşama yönlendirebildiğini kaydetti.

“Faydacı yaklaşım, sonuca odaklanır

Özdemir, faydacı yaklaşım ise davranışların sonuçlarına odaklandığını “maksimum fayda” anlayışının bu düşüncenin temelini oluşturduğunu söyledi. Özdemir, “Bu yaklaşım, bir davranışın ahlaki olup olmadığının sonucuna göre değerlendirir. Bireysel faydadan çok toplumsal faydanın önemsendiği durumlarda kişiler, kendi çıkarlarından vazgeçebilir” ifadelerini kullandı. Görevci anlayışın kurallar, gelenekler ve evrensel ilkeler doğrultusunda hareket etmeyi esas aldığını ifade eden Özdemir, bu yaklaşımın özellikle Avrupa’da yaygın kabul gördüğünü söyledi. Dürüstlük, yalan söylememe ve insan öldürmeme gibi ilkelerin evrensel değerler olarak görüldüğünü belirten Özdemir, bu anlayışa göre herkesin görevini yerine getirmesi halinde toplum düzeninin sağlanabileceğinin düşünüldüğünü kaydetti.

“Dürüstlük ve vicdan insanları yüceltir”

Görecelilik yaklaşımının ise ahlaki doğruların toplumdan topluma ve zamandan zamana değişebileceğini savunduğunu ifade eden Özdemir, bu anlayışa göre farklı kültürlerin farklı doğrulara sahip olabileceğini aktardı. Bu anlayışın her toplumun kendi değerlerini doğru kabul etmesine yol açtığını belirten Özdemir, sonuç olarak her şeyi meşru gören bir bakış açısının ortaya çıkabildiğini dile getirdi. Erdem ahlakının “olması gereken” üzerinden şekillendiğini söyleyen Özdemir, idealist bireylerin kimse görmese bile doğru olanı yapmaya çalışan kişiler olduğunu söyledi. İnsanlık için geçerli evrensel değerlerin bulunduğunu ifade eden Özdemir, dürüstlük, adalet ve vicdan gibi değerlerin insanı yücelten unsurlar olduğunu da sözlerine ekledi.

İnteraktif bölümde öğrenciler, değerlendirmelerde bulundu

Programın devamında öğrencilerle interaktif bir değerlendirme gerçekleştiren Özdemir, çeşitli aforizmalar üzerinden ahlaki yaklaşımların nasıl sınıflandırılabileceğini anlattı. Söyleşinin sonunda öğrencilere “Dürüstlüğün zıttı nedir?” sorusunu yönelten Özdemir, verilen farklı cevapların toplumdaki ahlaki algı çeşitliliğini gösterdiğini ifade etti. Dürüstlük, adalet, vicdan, sorumluluk ve paylaşma gibi değerlerin insanı olgunlaştıran ve yücelten değerler olduğunu belirten Özdemir, kibir, açgözlülük ve bencillik gibi özelliklerin ise insanı olumsuz yönde etkileyebileceğini söyledi. Paylaşmanın ve toplumsal dayanışmanın önemine dikkat çeken Özdemir, bireylerin iyi insan olma yolunda birbirlerini desteklemelerinin değerlerin güçlenmesine katkı sağlayacağını da ifade etti.

Program, “İslam İktisadı ve Finansı Temel Eğitim Programı”na katılan Bursa Uludağ Üniversitesi öğrencilerine katılım belgesi takdimi ile sona erdi.

11 Mayıs 2026, Pazartesi 51 kez görüntülendi