Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) ev sahipliğinde, Avrupa Birliği (AB) fonları, TÜBİTAK destekleri ve uluslararası inovasyon fırsatlarının ele alındığı “Avrupa İnovasyon ve Teknoloji Enstitüsü (EIT) Community Hub Türkiye Yolculuğu: Afyonkarahisar Yenilik, Bilgi ve Deneyim Paylaşımı Bölgesel Bilgilendirme ve Ağ Oluşturma Etkinliği” gerçekleştirildi.

Atatürk Kongre Merkezinde T.C. Dışişleri Bakanlığı Avrupa Birliği Başkanlığı Mali İş Birliği ve Proje Uygulama Genel Müdürlüğü iş birliğinde AB fonları, TÜBİTAK ve EIT destekleriyle düzenlenen etkinliğe Afyonkarahisar Vali Yardımcısı Doç. Dr. Atıf Çiçekli, AKÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karakaş, Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi (AFSÜ) Rektörü Prof. Dr. Adem Aslan, Uşak Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Demir, Afyonkarahisar Belediye Başkan Yardımcısı Cem Kasapoğlu, Afyonkarahisar İl Genel Meclisi (İGM) Başkanı Mehmet Siper, Avrupa Birliği Başkanlığı Mali İş Birliği ve Proje Uygulama Genel Müdürü Bülent Özcan, TÜBİTAK EIT, EIC ve EIE Ulusal İrtibat Noktası Tarık Şahin, EIT Türkiye Topluluğu Ülke Koordinatörü Kadir Ceran, Zafer Kalkınma Ajansı Birim Başkanı Erce Şengül, AKÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Şuayıp Özdemir, AFSÜ Rektör Yardımcıları Prof. Dr. İbrahim Keleş ve Prof. Dr. Ahmet Ali Tuncer, Zafer Teknopark Genel Müdürü Tuğrul Kandemir, Ege Bölgesi’ndeki teknopark ve teknoloji transfer ofislerinin temsilcileri, akademisyenler, kamu ve özel sektör temsilcileri ile öğrenciler katıldı.

“Üretilen bilginin toplumsal ve ekonomik değere dönüşmesi büyük önem taşıyor”

Etkinliğin açış konuşmasını yapan AKÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karakaş, buluşmanın yalnızca bilgilendirme amacı taşımadığını, bölgenin bilimsel, teknolojik ve ekonomik geleceğine katkı sunacak iş birliklerinin geliştirilmesini hedeflediğini belirtti. Üniversitelerin temel görevlerinden birinin bilgi üretmek olduğunu ifade eden Karakaş, “Üretilen bilginin toplumun, kamu kurumlarının ve sektörlerin ihtiyaçlarına cevap verecek biçimde değerlendirilmesi büyük önem taşımaktadır. Araştırma sonuçlarının yeni teknolojilere, yenilikçi uygulamalara ve ekonomik değere dönüşmesi; üniversiteler, kamu kurumları, sanayi kuruluşları ve girişimcilik ekosistemi arasında güçlü ve sürdürülebilir ilişkilerin kurulmasını gerektirmektedir” dedi. Afyonkarahisar’ın tarım, gıda, mermer, termal turizm ve sanayi alanlarında önemli bir potansiyele sahip olduğunu kaydeden Karakaş, kurumların kaynaklarını ortak hedefler doğrultusunda birleştirmesi gerektiğini söyledi. EIT’nin sunduğu imkânların bölgesel kalkınma açısından önemli olduğunu belirten Karakaş, gıda, kentsel hareketlilik, yükseköğretim ve sürdürülebilirlik alanlarının bölgenin hedefleriyle örtüştüğünü ifade etti.

“Asıl mesele, nitelikli fikirleri ve güçlü ortaklıkları ortaya çıkarabilmek”

EIT Community Hub’ın yalnızca fon programlarının tanıtıldığı bir platform olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Karakaş, şöyle konuştu:

“Asıl mesele, yalnızca fon kaynaklarını tanımak değil, bölgemizin ihtiyaçlarından hareketle bu kaynakları somut çözümlere dönüştürebilecek nitelikli fikirleri ve güçlü ortaklıkları ortaya çıkarabilmektir. Bir akademisyenin araştırması, bir sanayicinin üretim deneyimi, bir kamu kurumunun belirlediği ihtiyaç ve bir girişimcinin yenilikçi fikri ortak bir zeminde buluştuğunda, ulusal ve uluslararası ölçekte değer üretebilecek projelerin geliştirilmesi kolaylaşacaktır.”

Ege Bölgesi’ndeki teknoloji geliştirme bölgelerinin Ar-Ge ve inovasyon ekosistemine katkılarını önemsediklerini belirten Karakaş, kurumların bireysel başarılarının ötesine geçerek ortak çalışmalar geliştirmesi gerektiğini söyledi. Gençlerin bilim ve teknoloji alanındaki gelişmelerin yalnızca takipçisi değil, aynı zamanda üreticisi olmalarını beklediklerini dile getiren Karakaş, “Bugün bir araştırma laboratuvarında, bir öğrenci projesinde veya küçük bir girişimcilik fikrinde başlayan çalışmalar, yarın uluslararası ölçekte değer üreten önemli girişimlere dönüşebilir. Üniversite olarak gençlerin araştırma ve iş birliği ağlarına erişimini desteklemeyi sürdüreceğiz” diye konuştu.

“Şehirlerin rekabet gücü güçlü iş birliklerine bağlı”

Afyonkarahisar Vali Yardımcısı Doç. Dr. Atıf Çiçekli ise kalkınmanın temel unsurlarından birinin bilgi ve teknolojinin toplumsal ve ekonomik faydaya dönüştürülmesi olduğunu belirtti. Şehirlerin rekabet gücünün sahip oldukları kaynakları verimli kullanabilmeleri ve güçlü iş birlikleri geliştirebilmeleriyle ilişkili olduğunu ifade eden Çiçekli, üniversitelerin bilimsel birikimi ile sanayinin üretim gücünün bir araya getirilmesinin önemine değindi. Çiçekli, “EIT Community Hub’ın yenilikçi iş fikirlerinin ve start-up’ların geliştirilmesi, akademik bilginin ekonomik değere dönüştüğü Ar-Ge projelerinin yapılması, araştırmacılarımızın Avrupa inovasyon programlarına erişiminin kolaylaştırılması ve sektörler arası iş birliği ağlarının kurulması noktasında şehrimize kıymetli katkıları olacağına yürekten inanıyoruz” dedi. Çiçekli, Afyonkarahisar ve Uşak arasında başta Zafer Teknopark olmak üzere gelişen bölgesel iş birliklerinin kalıcı ortaklıklara dönüştürülmesini önemsediklerini de sözlerine ekledi.

“EIT, yenilikçi fikirlerin ticarileşmesine katkı sağlıyor”

Açış konuşmalarının ardından gerçekleştirilen sunumlarda, Avrupa Birliği destekleri ve uluslararası proje fırsatları ele alındı. EIT Türkiye Topluluğu Ülke Koordinatörü Kadir Ceran, EIT’nin yapısı, çalışma alanları ve girişimcilere sunduğu fırsatlar hakkında bilgi verdi. EIT’nin araştırma, eğitim ve iş dünyasını bir araya getiren uluslararası bir inovasyon ekosistemi olduğunu belirten Ceran, “EIT’yi yalnızca bir fon kaynağı olarak değerlendirmemek gerekiyor. Yenilikçi bir fikriniz varsa ve bu fikri ticarileştirerek Avrupa pazarına taşımak istiyorsanız EIT, uluslararası inovasyon ekosistemine katılmak ve girişiminizi geliştirmek için önemli fırsatlar sunuyor” dedi. EIT bünyesinde girişimcilik, eğitim, mentorluk ve uluslararası iş birliğine yönelik çok sayıda program bulunduğunu, bunların önemli bir bölümünün ücretsiz sunulduğunu ifade eden Ceran, Türkiye’de enerji, dijitalleşme, sağlık, gıda ve kentsel hareketlilik alanlarında çalışmalar yürütüldüğünü söyledi. İnovasyonun büyük şehirlerle sınırlı kalmaması gerektiğini vurgulayan Ceran, Afyonkarahisar’da yenilikçi fikirlerin projelere dönüşmesi ve uluslararası ortaklıkların geliştirilmesi için önemli fırsatlar bulunduğunu belirterek akademisyenleri ve girişimcileri EIT programlarından yararlanmaya davet etti.

“Ufuk Avrupa Programı’nda Türkiye’nin aldığı destek 496 milyon avroya ulaştı”

TÜBİTAK EIT, EIC ve EIE Ulusal İrtibat Noktası Tarık Şahin ise sunumunda Ufuk Avrupa Programı’nın yapısı, destek mekanizmaları ve Türkiye’nin program kapsamındaki performansına ilişkin bilgi verdi. Ufuk Avrupa’nın 2021-2027 dönemini kapsayan ve 95,5 milyar avroluk bütçeyle başlayan bir araştırma ve inovasyon programı olduğunu belirten Şahin, Türkiye’nin asosiye ülke statüsüyle desteklerden yararlanabildiğini söyledi. Şahin, “Ufuk 2020 döneminde araştırmacılarımızın, özel sektör kuruluşlarımızın ve KOBİ’lerimizin projeleriyle yaklaşık 297 milyon avro destek elde edilmişti. Ufuk Avrupa döneminde ise bu tutar 496 milyon avroya ulaştı. Ayrıca çok ortaklı projelerde koordinatörlük üstlenen araştırmacılarımızın sayısı 7’den 69’a yükseldi” dedi. Programın bilimsel mükemmeliyet, küresel sorunlara yönelik iş birlikleri ve yenilikçi Avrupa bileşenlerinden oluştuğunu aktaran Şahin, Avrupa Yenilik Konseyi, Avrupa İnovasyon ve Teknoloji Enstitüsü ve Avrupa Yenilik Ekosistemlerinin araştırmacılar ile girişimcilere çeşitli fırsatlar sunduğunu ifade etti. EIC Pre-Accelerator çağrısında Türkiye’den 7 KOBİ’nin destek almaya hak kazandığını ve Türkiye’nin ilk üç ülke arasında yer aldığını belirten Şahin, bunun büyükşehirler dışındaki inovasyon potansiyelini de ortaya koyduğunu söyledi. Şahin, üniversitelerin, araştırmacıların ve girişimcilerin uluslararası ortaklıklar geliştirmelerini ve açık çağrıları düzenli takip etmelerini önerdi.

“Bölgesel iş birliğiyle dış fonlardan daha fazla yararlanmayı hedefliyoruz”

Zafer Kalkınma Ajansı Birim Başkanı Erce Şengül, “TR33 Bölgesi Dış Fonlar Takımı” projesinin amacı, hazırlık süreci ve bölgesel iş birliğine sağlayacağı katkıları anlattı. Afyonkarahisar, Kütahya, Manisa ve Uşak illerindeki kurumların uluslararası fonlardan daha etkin yararlanmasını hedeflediklerini belirten Şengül, bölgede proje geliştiren kişi ve kurumların bilgi, deneyim ve iş birliği ağlarını ortak bir yapıda buluşturmak istediklerini söyledi. Şengül, “Bölgemizde proje üreten çok sayıda insanımız, kurumlarımız ve kıymetli akademisyenlerimiz var. Ancak bu çalışmalar çoğunlukla bireysel veya kurum bazında yürütülüyor. Bizim amacımız, bu kişileri bir araya getirerek birbirlerinin bilgi ve deneyimlerinden, ayrıca iş birliği ağlarından yararlanmalarını sağlamak” dedi. Dış Fonlar Takımı bünyesinde Ufuk Avrupa ve kademeli çağrılar, Erasmus ve Avrupa Dayanışma Programı, diğer fonlar ve sinerji fırsatları, proje geliştirme ve dijital araçlar ile proje araştırma alanlarında beş çalışma grubu oluşturulduğunu belirten Şengül, yapının gönüllülük esasına dayandığını ifade etti. AKÜ’nün de aralarında bulunduğu bölge üniversiteleri ve kurumlarının katılımıyla yürütülen çalışmaların sonuçlarına değinen Şengül, “Hazırlık aşamasında 28 proje fikri ortaya konuldu, 17 başvuru gerçekleştirildi ve 16 başarılı proje kayda geçti. Ayrıca 125 çağrı ve hibe duyurusu incelendi” diye konuştu. Şengül, bundan sonraki hedeflerinin takım üyelerinin yetkinliklerini artırarak mentor olmalarını sağlamak ve bölgedeki kurumların dış fonlardan daha fazla yararlanmasına katkı sunmak olduğunu kaydetti.

“Uluslararası fonlardan yararlanmak için güçlü ortaklıklar gerekiyor”

Avrupa Birliği Başkanlığı Mali İş Birliği ve Proje Uygulama Genel Müdürü Bülent Özcan ise Avrupa Birliği fon kaynaklarındaki gelişmeler, Türkiye’nin yararlanabildiği programlar ve uluslararası iş birliklerinin önemi hakkında bilgi verdi. AB fonlarının önemli bir bölümünün uluslararası ortaklıklar gerektirdiğini belirten Özcan, kurumların proje geliştirme kapasitelerini artırmaları ve uluslararası ağlarda daha etkin yer almaları gerektiğini söyledi. Zafer Kalkınma Ajansı tarafından oluşturulan Dış Fonlar Takımı’nın önemli bir girişim olduğunu ifade eden Özcan, “Avrupa Birliği fonlarının büyük bölümü uluslararası ortaklıklarla yürütülen projeleri gerektiriyor. Bu nedenle kurumlarımızın bilgi ve deneyim paylaşımında bulunması, yeni iş birlikleri geliştirmesi ve uluslararası ağlara katılması büyük önem taşıyor” dedi. Katılım Öncesi Mali Yardım kapsamında geçmiş yıllarda inovasyon, teknoloji, dijitalleşme, istihdam, mesleki eğitim ve Ar-Ge alanlarında projelerin desteklendiğini aktaran Özcan, kaynakların azalmasıyla rekabetin arttığını belirtti. Yeni dönemde yeşil dönüşüm, iklim nötr şehirler, kentsel hareketlilik, ulaştırmanın dijitalleşmesi ve biyoçeşitlilik alanlarının öne çıkacağını ifade eden Özcan, Ufuk Avrupa, Dijital Avrupa, Erasmus+ ve KOSME programlarının araştırmacılar, üniversiteler, KOBİ’ler ve girişimciler için farklı başvuru imkânları sunduğunu söyledi. Özcan, Erasmus+ programının öğrenci değişimiyle sınırlı olmadığını; mesleki eğitim, yetişkin eğitimi, gençlik, spor, okul eğitimi, dijitalleşme ve üniversite-sanayi iş birliği alanlarını da kapsadığını belirtti. Sivil toplum kuruluşları, dernekler, vakıflar ve kooperatiflerin de çeşitli hibe programlarından yararlanabildiğini ifade eden Özcan, Jean Monnet Burs Programı’nın öğrencilere, akademik ve idari personele, kamu, özel sektör ve sivil toplum çalışanlarına yönelik fırsatlar sunduğunu kaydetti.

“Büyüyen pastadan daha fazla pay alabilmeliyiz”

Avrupa Birliği’nin 2028-2034 döneminde Birlik programları için ayırmayı planladığı bütçeyi 290 milyar avrodan 574 milyar avroya çıkarmayı hedeflediğini belirten Özcan, Türkiye’nin artan fon imkânlarından daha fazla yararlanabilmesi için uluslararası rekabete hazırlanması gerektiğini belirtti. Özcan, “Bu proje havuzu öyle bir havuz ki Türkiye’de yarışmayacağız, bu proje havuzunda Avrupa’yla yarışacağız. Dolayısıyla da bu rekabete hazırlıklı olmamız gerekiyor, kendimizi daha iyi hazırlamamız gerekiyor, büyüyen pastadan daha fazla pay alabilelim” dedi. Üniversitelerin, kalkınma ajanslarının, ticaret ve sanayi odalarının, yerel yönetimlerin, organize sanayi bölgelerinin, teknoparkların ve teknoloji transfer ofislerinin birlikte hareket etmesinin önemine değinen Özcan, şehirlerde üniversitelerin, bölgelerde ise kalkınma ajanslarının sürecin öncüsü olması gerektiğini ifade etti.

AKÜ’nün Erasmus+ projesini örnek gösterdi

Afyonkarahisar’ın tarım ve gıda alanındaki potansiyeline de değinen Özcan, Dijital Avrupa Programı kapsamında faaliyet gösteren Avrupa Dijital İnovasyon Merkezlerinin bölgedeki işletmelerin ve üniversitelerin dijitalleşme süreçlerine katkı sağlayabileceğini söyledi. Bu merkezlerin Avrupa genelindeki ağları sayesinde uluslararası proje ortaklıklarının geliştirilmesine de imkân tanıdığını belirten Özcan, Afyon Kocatepe Üniversitesinin Erasmus+ kapsamında yürüttüğü bir projeyi örnek gösterdi. Özcan, “Afyon Kocatepe Üniversitesinde uygulanmış, beş ülkeden beş ortağın olduğu, mesleki eğitim alanında; elektronik ve mekanik alanında mesleki becerilerin güçlendirilmesine örnek, iyi bir proje” ifadelerini kullandı.

Etkinlik, sunumların ardından konuşmacılara teşekkür plaketi takdim edilmesiyle devam etti. Avrupa Birliği Başkanlığı Mali İş Birliği ve Proje Uygulama Genel Müdürü Bülent Özcan’a plaketini AKÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karakaş, TÜBİTAK EIT, EIC ve EIE Ulusal İrtibat Noktası Tarık Şahin’e Uşak Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Demir, EIT Türkiye Topluluğu Ülke Koordinatörü Kadir Ceran’a AFSÜ Rektörü Prof. Dr. Adem Aslan, Zafer Kalkınma Ajansı Birim Başkanı Erce Şengül’e ise Zafer Teknopark Genel Müdürü Tuğrul Kandemir takdim etti.

Etkinliğin ilk oturumu toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi. Etkinliğin ilk oturumunun ardından AKÜ Devlet Konservatuvarı İbrahim Alimoğlu Müzik Koleksiyonu ziyaret edildi. Ziyarette koleksiyonun oluşmasında önemli katkıları olan İş İnsanı İbrahim Alimoğlu tarafından ziyaretçilere bilgiler verildi.

15 Ekim 2026, Perşembe 33 kez görüntülendi