Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) Mühendislik Fakültesi ve Afyonkarahisar Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü iş birliğinde “Saygılı Yaşam ve Güvenli İlişkiler” konulu seminer gerçekleştirildi.
Mühendislik Fakültesi Konferans Salonunda düzenlenen Afyonkarahisar Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğünden Gülden Önder’in konuşmacı olarak yer aldığı seminere; Mühendislik Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Said Mahmut Çınar, öğretim üyeleri ile öğrenciler katıldı.
“Kadına yönelik şiddet, tüm küresel bir sorun”
Afyonkarahisar Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğünden Gülden Önder, şiddetin sorumlusunun yalnızca şiddeti uygulayan kişi olduğunu belirterek, hiçbir davranışın şiddete gerekçe gösterilemeyeceğini söyledi. Eğitimin üç ana oturumdan oluştuğunu kaydeden Önder; şiddetsiz ilişki, dijital şiddet ve şiddetle karşılaşıldığında başvurulabilecek yasal mekanizmalar hakkında bilgi paylaştı. Kadına yönelik şiddetin tüm toplumu ilgilendiren küresel bir sorun olduğuna dikkat çeken Önder, dünyada yaklaşık her dört kadından birinin yaşamının bir döneminde fiziksel veya cinsel şiddete maruz kaldığını belirterek, “Türkiye’de şiddete uğrayan kadınların bu durumu birine anlatma oranının yalnızca yüzde 52,3 seviyesinde kalıyor. Mağdurlar, suçlanma korkusu, utanç veya nereye başvuracağını bilememe gibi nedenlerle sessiz kalabiliyor” dedi.
“Şiddet yalnızca fiziksel boyutla sınırlı değil”
Şiddetin yalnızca fiziksel boyutla sınırlı kalmadığını ifade eden Önder, “Kişinin tedavi almasını engellemek fiziksel, cinsel içerikli mesajlar göndermek cinsel ve dijital, ilgisiz bırakıp yok saymak ise psikolojik şiddettir. Zorla borçlandırmak ya da kredi çektirmek de ekonomik şiddet kapsamına girer” diye konuştu. Birlikte olunan kişiye rızası dışında sürekli hediye veya çiçek göndermenin de ısrarlı takip ve bir şiddet biçimi olduğunu aktaran Önder, ilişkilerdeki “Kıskanıyorsa seviyordur” ya da “Aşk acı çekmektir” gibi kalıp yargıların sağlıksız olduğunu belirtti.
“Dijital ortamdaki davranışların yasal yaptırımı var”
Dijital şiddetin siber taciz, cinsel şantaj, rıza dışı görsel paylaşımı ve kadınlara yönelik nefret söylemleri gibi çeşitli boyutlarına ilişkin bilgiler veren Önder, internet ortamının gerçek hayattan bağımsız olmadığını söyledi. Sanal dünyada da yapılan tüm eylemlerin hukuki karşılığı bulunduğunu kaydeden Önder, “Sanal ortamda anonim kalabileceğini düşünen kişiler kontrolsüz davranabiliyor. Güçlü şifreler kullanmak, kişisel verileri gizlemek, şüpheli takip isteklerini reddetmek ve tehdit içerikli iletileri silmeyip ekran görüntüsü alarak delillendirmek güvenliğiniz için hayati önem taşır” ifadelerini kullandı.
Önder, koruyucu tedbir kararlarına ilişkin şu bilgileri paylaştı:
“Koruyucu tedbir kararları ilk seferde en fazla altı aya kadar verilebilir ve mağduriyet durumuna göre uzatılabilir. Psikolojik şiddet gibi ispatı zor alanlarda mağdurun beyanı esastır; tedbir kararlarının alınmasında delil veya belge aranmaz. Şiddet uygulayan hakkında müşterek konuttan uzaklaştırma, mağdura yaklaşmama ve iletişim araçlarıyla rahatsız etmeme gibi tedbirler alınabileceği gibi yüksek can güvenliği riski taşıyan vakalarda elektronik kelepçe uygulaması devreye sokulmaktadır.”
“Destek istemek hayat kurtarır”
Şiddet mağdurlarının geçici barınma için kadın konukevlerinden faydalanabileceğini, adli tıp birimlerinden darp raporu alarak savcılık ve kolluk kuvvetlerine başvurabileceğini aktaran Önder, acil durumlarda Emniyet Genel Müdürlüğünün KADES uygulamasının konum üzerinden en hızlı müdahaleyi sağladığını ifade etti.
Seminer, soru cevap bölümünün ardından sona erdi.
![]() |
![]() |
![]() |




