Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) Hukuk Fakültesi, uluslararası akademik iş birliği vizyonu çerçevesinde Almanya’nın en köklü eğitim kurumlarından biri olan Kiel Üniversitesi (Christian-Albrechts-Universität zu Kiel) ile imzaladığı Erasmus ve bilimsel iş birliği protokolünün ilk somut adımını düzenlenen konferansla hayata geçirdi.
AKÜ Hukuk Fakültesi konferans salonunda gerçekleştirilen “Alman Hukukuna Giriş” Konferansı’nda, Kiel Üniversitesi Avrupa ve Uluslararası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Enstitüsü Eş Direktörü Prof. Dr. Caroline S. Rapatz, Alman hukukunun tarihi köklerinden modern yargı sistemine, anayasal güvencelerden hukuk eğitimindeki zorluklara kadar bilgilerin yer aldığı bir sunum gerçekleştirdi.
Akademik Hareketlilikte Yeni Bir Dönem
Etkinliğin açılış konuşmasını yapan ve koordinasyonunu üstlenen AKÜ Hukuk Fakültesinden Dr. Öğretim Üyesi Özlem Burdurlu Ahlat, konferansın iki köklü üniversite arasında kurulan kalıcı akademik bağın ilk meyvesi olduğunu belirtti. Dr. Öğretim Üyesi Burdurlu Ahlat, Prof. Dr. Rapatz’ın ziyaretinin ardından kendisinin de iadei ziyaret kapsamında Kiel Üniversitesi’nde bilimsel çalışmalarda bulunacağını ve bu tür değişimlerin hem öğrenciler hem de akademisyenler için küresel ölçekte bir vizyon sunduğunu kaydetti.
Alman Anayasasının Temeli: İnsan Onuru ve Ebediyet Maddesi
Konuşmasına Alman hukuk sisteminin sarsılmaz temeli olan anayasal çerçeveyle başlayan Prof. Dr. Rapatz, Almanya’da Anayasa’nın resmi olarak “Temel Kanun” (Grundgesetz) olarak adlandırılmasının tarihsel nedenlerini paylaşarak, bireyi devlet karşısında koruyan en güçlü kalkanın “İnsan onuru dokunulmazdır” ilkesi olduğunu ve Anayasa’nın ilk 20 maddesinin tamamen temel haklara ayrıldığını ifade etti. Ayrıca “Ebediyet Maddesi” (Ewigkeitsklausel) sayesinde demokrasi, federalizm ve insan onuru gibi temel ilkelerin hiçbir siyasi çoğunluk tarafından değiştirilemeyeceğini hatırlatan Rapatz, bu yapının hukuk sisteminin en büyük güvencesi olduğunu ifade etti.
Alman Hukuk Ekolünde Kamu ve Özel Hukuk Ayrımı
Prof. Dr. Rapatz, sunumunda Alman hukukundaki iki dev sütun olan Kamu Hukuku ve Özel Hukuk ayrımını teknik detaylarıyla analiz ederek, Almanya’da idare hukukunun bir sanat gibi icra edildiğini, Alman bürokrasisinin son derece teknik olmasına rağmen bu yapının vatandaşın haklarını en ince ayrıntısına kadar korumayı amaçladığını ve bina yönetmeliklerinden çevre koruma kurallarına kadar her şeyin bu disiplinli yapının bir parçası olduğunu belirtti. Özel hukukta tarafların eşitliği ilkesine vurgu yapan Rapatz, 1900 yılında yürürlüğe giren Alman Medeni Kanunu’nun (BGB) vatandaşın hayatındaki merkezi rolünü anlatırken taşınmaz mülkiyeti, sözleşmeler hukuku ve aile mal rejimleri konularında Türk ve Alman hukukları arasındaki benzerliklere ve ortak köklere değindi.
Hukuk Eğitiminde “Stres Testi”: Devlet Sınavları (Staatsexamen)
Rapatz, Almanya’da hukuk eğitimi ve mesleğe kabul süreçleri kapsamında Alman hukuk eğitiminin “genelci” bir yapıya sahip olduğunu belirterek, sistemi bir “stres testi” olarak tanımladı. Rapatz, öğrencilerin ilk yıllarda temel hukuki mantığı kavradığı ara sınav aşamasını, beş yıllık eğitimin sonunda tüm dalları kapsayan Birinci Devlet Sınavı’nın, ardından iki yıl süren ve hakimlikten avukatlığa kadar farklı kurumları kapsayan pratik eğitim döneminin (Referendariat) ve nihayetinde mesleğe tam yetkiyle başlamak için gereken İkinci Devlet Sınavı’nın zorluklarına ilişkin bilgiler paylaştı. Sürecin yıpratıcı olduğunu ifade eden Rapatz, buna rağmen zorlu maratonu başarıyla tamamlayan hukukçuların yüksek dayanıklılık ve derin bir hukuki nosyon kazandığını kaydetti.
Uzmanlaşmış Yargı ve Küresel Vizyon
Almanya’nın özgün yargı yapısı içinde yer alan İş, Sosyal, Mali ve İdari yargı gibi uzmanlaşmış mahkeme dallarının işleyişine de değinen Rapatz, özellikle İş Mahkemeleri’nde meslekten olmayan hakimlerin işçi ve işveren perspektifini kürsüye taşımasının toplumsal denge açısından kritik bir öneme sahip olduğunu aktardı. Soru-cevap bölümünde öğrencilerin uluslararası antlaşmaların normlar hiyerarşisindeki yeri ve mülkiyet hukuku hakkındaki sorularını yanıtlayan Prof. Dr. Rapatz, Alman yargısının uluslararası taahhütlere “sözleşme dostu” bir yorumla yaklaştığını ve bu durumun Alman hukukunu küresel hukuk camiasının dinamik bir parçası haline getirdiğini belirtti.
Etkinlik sonunda AKÜ Hukuk Fakültesi öğrencilerini Kiel Üniversitesindeki uluslararası lisansüstü programlara davet eden Rapatz, bu tür organizasyonların yeni nesil hukukçular için güçlü bir dostluk köprüsü kuracağını dile getirerek Dr. Öğretim Üyesi Özlem Burdurlu Ahlat ve üniversite yönetimine teşekkürlerini sundu.
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |





