Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) Veteriner Fakültesi, Veteriner Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezine (Kocatepe Hayvan Hastanesi), Veteriner Onkoloji Derneği ve Veteriner Onkoloji Kulübü iş birliğinde “Kedi ve Köpeklerde Kanseri Anlamak: Doğru Bilinen Yanlışlar ve Gerçekler” başlıklı hasta sahiplerine yönelik toplumsal katkı etkinliği gerçekleştirildi.

Kocatepe Hayvan Hastanesinde iki oturumdan oluşan ve hasta yakınlarına yönelik düzenlenen etkinliğin ilk oturumunda;  Kocatepe Hayvan Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Musa Korkmaz ve Veteriner Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İbrahim Demirkan sunumlarını gerçekleştirdi. Kocatepe Hayvan Hastanenin imkânlarını, kanser tanı ve tedavi süreçlerini anlatan Korkmaz, üniversitelerin en önemli vizyonlarından birinin toplumsal katkı faaliyetleri olduğunu belirterek, üniversitelerde üretilen bilimin halka, teknolojiye ve sanayiye ulaşmasının büyük önem taşıdığını söyledi. Hayvan sağlığının AKÜ’nün öncelikli hedeflerinden biri olduğunu ifade eden Korkmaz, Kocatepe Hayvan Hastanesinin başta Afyonkarahisar olmak üzere bölgeye hizmet veren en büyük ve modern hayvan hastanelerinden biri olduğunu kaydetti.

Düzenlenen toplantının temel amaçlarından birinin de üniversitede üretilen bilimsel bilgiyi toplumla buluşturmak olduğunu vurgulayan Korkmaz, “Son yıllarda hem insan hekimliğinde hem de hayvan hekimliğinde kanser vakaları ciddi bir sorun haline geldi. Kanser konusunda toplumda oluşan korkular var. Her tümör, kanser anlamına gelmez ve bazı kanser türleri tedavi edilebilir” diye konuştu. Kocatepe Hayvan Hastanenin fiziki kapasitesi, teknolojik altyapısı ve veteriner fakültesi eğitimine katkıları hakkında açıklamalarda bulunan Korkmaz, yeni hastanenin yalnızca modern bir sağlık merkezi değil, aynı zamanda geleceğin veteriner hekimlerinin yetiştiği önemli bir eğitim alanı olduğunu söyledi.

Prof. Dr. Musa Korkmaz, yeni hayvan hastanenin hem fiziki kapasitesi hem de teknolojik altyapısıyla önemli avantajlar sunduğunu belirtti. Hastanenin modern ve teknolojik altyapısından bahseden Korkmaz, teknolojik cihazlar veteriner hekimler olarak bizim elimizi güçlendiriyor. Kanser gibi durumlarda daha kolay tanı koymamıza ve tedavi uygulamamıza olanak sağlıyor” dedi.

“Erken tanı hayat kurtarır”

Kanser hastalıklarının çoğu zaman belirti vermeden ilerlediğini belirten Korkmaz, özellikle evcil hayvanların ağrılarını ifade edememesi nedeniyle erken teşhisin önemine değindi. “Patili dostlarımız ‘Şuram ağrıyor’ diyemiyor. Siz ancak iştahsızlık, halsizlik veya davranış değişikliklerinden şüpheleniyorsunuz” dedi. Hastanede röntgen, ultrasonografi, tomografi, endoskopi, kolonoskopi ve bronkoskopi gibi birçok ileri tanı yönteminin kullanıldığını belirten Korkmaz, “Erken tanı ve tedavi hayat kurtarır” diye konuştu. Kocatepe Hayvan Hastanesinin aynı zamanda bir üniversite hastanesi olduğunu belirten Korkmaz, veteriner fakültesi öğrencilerinin uygulamalı eğitim açısından modern hastanelerde yetişmesinin büyük önem taşıdığını söyledi. Korkmaz, “Nasıl tıp öğrencileri hastanelerde eğitim alıyorsa, veteriner hekim adaylarımız da burada kendilerini geliştiriyor. Bu da gelecekte daha bilinçli ve güçlü tedavi süreçleri anlamına geliyor” dedi.

“Kanser her hücrenin hastalığı”

Veteriner Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İbrahim Demirkan ise hayvanlarda kanser hastalıkları, nedenleri, tanı yöntemleri ve yeni tedavi teknolojileri hakkında açıklamalarda bulundu. Kanserin yalnızca insanları değil tüm canlıları etkileyen ciddi bir sağlık sorunu olduğunu ifade eden Demirkan, erken tanı ve modern teknolojilerin önemine değindi. Kanserin tek bir hastalık olmadığını vurgulayan Demirkan, “Aslında kanser her hücrenin hastalığı. Bir hastalık değil, yüzlerce farklı hastalık diyebiliriz. Her organın ve her hücrenin kendine özgü tümörü olabilir” ifadelerini kullandı. Kanserin hücre çekirdeğindeki DNA yapısının bozulması sonucu ortaya çıktığını belirten Demirkan, “Ne kadar çok bozulma olursa tümör riski de o kadar artıyor ve hücre sınırsız büyümeye başlıyor” diye konuştu.

“Köpeklerde kanser riski daha yüksek”

İnsanlar ve hayvanlar arasında görülen kanser türlerine ilişkin bilgiler paylaşan Demirkan, köpeklerde tümör görülme oranının kedilere göre daha yüksek olduğunu söyleyerek “Köpekler tümörlere daha yatkın. Özellikle Boxer ırkında hemen hemen tüm kanser türleri görülebiliyor” dedi.

“Yaş ilerledikçe risk artıyor”

Kanserin yaşla birlikte daha sık görüldüğünü belirten Demirkan, “Yaşam süresi uzadıkça DNA’daki hasarlar birikiyor. 10 yaşın üzerindeki kedi ve köpeklerin yaklaşık yüzde 50’sinde tümör görülme riski yüksek” diye konuştu. Sigaranın hayvanlar üzerinde de olumsuz etkileri olduğunu ifade eden Demirkan, “Evde sigara içiliyorsa hayvanlar da pasif içici oluyor. Bu maddeler bağ dokuyu yıpratıyor ve kanser riskini artırıyor” dedi. Güneş ışınlarının özellikle beyaz tüylü kediler için tehlikeli olduğunu belirten Demirkan, “Beyaz kedilerde güneşin dik geldiği saatlerde kulak bölgelerinde ciddi kanserler oluşabiliyor” ifadelerini kullandı.

Mikrodalga ablasyon tedavisi

Yeni nesil tedavi yöntemlerinden biri olan mikrodalga ablasyon hakkında bilgi veren Demirkan, yöntemin tümör dokusunu yüksek ısıyla yok etmeyi amaçladığını söyledi. Demirkan, “Mikrodalga enerjisi tümör içindeki suyu titreştiriyor ve yüksek ısı oluşturarak dokuyu eritiyor. Bu yöntemle bazı hastalarda başarılı sonuçlar elde ettik” dedi. Kanser aşılarının bağışıklık sistemini harekete geçirdiğini belirten Demirkan, “Aşılar sayesinde vücut kanser hücresini yabancı olarak tanıyor ve yok etmeye çalışıyor. Bu alanda çok önemli gelişmeler yaşanıyor” ifadelerini kullandı.

“Sevgi bağışıklığı güçlendiriyor”

Beslenmenin kanser sürecinde önemli olduğuna dikkat çeken Demirkan, “Şeker ve yoğun karbonhidrat tüketimi tümör hücrelerini besleyebiliyor. Onkolojik mamalar ve kontrollü diyet uygulamaları giderek yaygınlaşıyor” dedi. Hayvan sahiplerinin ilgisinin tedavi sürecinde önemli olduğunu vurgulayan Demirkan, “Hayvanlara sevgi gösterildiğinde bağışıklık sistemi daha güçlü çalışıyor. Mutlu canlılarda hastalıklarla mücadele daha başarılı oluyor” diye konuştu. Kısırlaştırmanın bazı tümör risklerini azaltırken bazı riskleri artırabileceğini ifade eden Demirkan, “Meme tümörleri önlenebiliyor ancak bazı ırklarda farklı kanser türlerinin görülme riski artabiliyor. Bu nedenle her vaka dikkatle değerlendirilmelidir” dedi.

22 Mayıs 2026, Cuma 22 kez görüntülendi