Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) Bilim İletişimi Koordinatörlüğü tarafından “Geleceğin Meslekleri” temasıyla düzenlenen Bilim Kafe etkinlikleri kapsamında “Geleceğin Mesleklerinde Antrenörlük” konulu söyleşi etkinliği düzenlendi.

M. Rıza Çerçel Kültür ve Sanat Merkezi Konferans Salonunda gerçekleştirilen moderatörlüğünü Spor Bilimleri Fakültesi Antrenörlük Eğitimi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Zeki Akyıldız’ın yaptığı etkinliğe; Milli Takım Antrenörü Hasan Barlak ile Milli Sporcu Recep Hazer Kirez konuşmacı olarak katıldı.

“Spor, bilimsel temellere dayanan bir sistemdir”

Spor Bilimleri Fakültesi Antrenörlük Eğitimi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Zeki Akyıldız yaptığı açış konuşmasında geleneksel antrenman metotlarının yerini artık kişiye özel fizyolojik verilerin ve teknolojik ölçümlerin aldığını belirtti. Akyıldız, “Geçmişte antrenörlerimiz bize sadece ‘koş ve öndekine yetiş’ derdi. Ancak sporcunun kilosunu, fizyolojik kapasitesini göz ardı eden bu yöntemlerin yerini bugün giyilebilir teknolojiler aldı. Polonya’dan getirilen bir cihazla kalp atım hızını ölçerek sporcuların kapasitelerini keşfettik. Artık her sporcunun kendi nabız aralığına ve fizyolojisine göre antrenman programı hazırlıyoruz. Spor artık bir eğlence sektörü olmanın ötesinde, bilimsel temellere dayanan bir sistemdir” dedi. Spor biliminin tarihsel gelişimine dikkat çeken Akyıldız, “Antik çağın ünlü olimpik sporcusu Krotonlu Milon, aşamalı yüklenme metoduna göre her gün bir buzağıyı kaldırmış; zamanla büyüyen hayvana karşı vücudunu hazırlayarak sakatlanmadan altı kez olimpiyat şampiyonu olmuştur. Günümüzde bu metod, teknolojinin yardımıyla çok daha hassas yapılıyor” diye konuştu.

“Afyonkarahisar adını en üste yazdırmayı başardı”

Milli Takım Antrenörü Hasan Barlak ise üniversite eğitimine kadar yüzme bilmediğini fakat daha sonra bu branşta uzmanlaşarak milli takıma sporcu yetiştiren bir antrenör olduğunu belirtti. Milli sporcu öğrencisinin ilk geldiğinde sudan korkan bir çocuk olduğunu kaydeden Barlak, “Recep bize 9,5 yaşında geldiğinde içindeki o çalışma azmini ve sönmeyen ateşi gördük. Bugün kendisi Türkiye’nin en güçlü kulaç mekaniğine sahip sporcularından biridir. Büyükşehirlerin, dev bütçeli kulüplerin arasından sıyrılarak scoreboard’da ‘Afyonkarahisar’ adını en üste yazdırmayı başardı. Bu başarı, doğru planlanmış bir adanmışlığın ürünüdür” dedi.

“Fiziksel okuryazarlığı iyi olan bireyler yetiştirmeliyiz”

Sporda başarının sadece fiziksel yüklenmelerle sınırlı olmadığını belirten Barlak, işin psikolojik ve mental boyutunun da en az fizyoloji kadar belirleyici olduğunu kaydetti. “Fiziksel okuryazarlık” kavramının sporcunun başarısında son derece önemli olduğunu söyleyen Barlak, “Sporcu sadece iki duvar arasında, havuzun içinde git-gel yaparak antrenman yapmaz. Süreç böyle ilerlemez. Sporcu neyi, neden yaptığını bilmeli ve işin teorisini öğrenmelidir. Biz buna ‘fiziksel okuryazarlık’ diyoruz. İyi bir sporcu yetiştirmeden önce, fiziksel okuryazarlığı iyi olan bireyler yetiştirmeliyiz. Sporcu akşam ne tüketeceğini, bir sonraki güne nasıl hazırlanacağını ve ne kadar uyuyacağını bilmelidir. Recep bu bilinci ve farkındalığı en iyi şekilde yaşayarak uyguladı” diye konuştu.

“En büyük zorluk: zaman yönetimi”

Milli Sporcu Recep Hazer Kirez ise daha çocuk yaşlardan itibaren sabahın ilk ışıklarıyla antrenman havuzuna girerek büyük bir disiplinle çalıştığını belirtti. Sporculuk serüvenindeki en büyük zorluğun “zaman yönetimi” olduğunu söyleyen Kirez, “Sabah 5’te antrenmana gidiyor, oradan okula geçiyor, okul çıkışı akşam yeniden suya giriyordum. Sosyal aktiviteler yerine dinlenmeyi tercih etmek zorundaydım. Ancak milli takıma giden yolun bu disiplinden geçtiğini biliyordum” dedi. Kirez, kendisinin patlayıcı güç gerektiren kısa mesafelerde daha başarılı bir kas yapısına sahip olduğunu belirterek, “Antrenmanların kişinin kendi kas yapısına göre bilimsel olarak dizayn edilmesi, performansı doğrudan etkilediğini düşünüyorum. Antrenman sistemi sporcudan sporcuya değişen bir olay. Benim de kas grubum genelde çabuk kasılır. Hani aerobik yönden uzun mesafeler yüzemem. Genelde sprint veya orta mesafe alanında… Hasan Hocam da bilgisayarı sayesinde bana ona göre bir antrenman entegre etti. Ve bu sayede anaerobik alanda, 100 metre serbestte başarı elde ettim” diye konuştu.

Söyleşi, soru-cevap bölümünün ardından konuşmacılara teşekkür belgelerinin takdim edilmesiyle sona erdi.

17 Temmuz 2026, Cuma 21 kez görüntülendi