Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) Bilim İletişimi Koordinatörlüğü tarafından “Geleceğin Meslekleri” temasıyla düzenlenen Bilim Kafe etkinlikleri kapsamında “Geleceğin Mesleklerinde Gıda Mühendisliği” konulu söyleşi etkinliği düzenlendi.

M. Rıza Çerçel Kültür ve Sanat Merkezi Konferans Salonunda gerçekleştirilen moderatörlüğünü Gıda Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Harun Dıraman’ın üstlendiği etkinliğe, Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Afyonkarahisar Şube Başkanı Ercan İşlek ile AKÜ Gıda Mühendisliği Bölümü mezunlarından Dr. Ayşin Kahraman Avcı konuşmacı olarak katıldı.

“MÜDEK’e akreditasyon müracaatı yapıldı”

Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Harun Dıraman yaptığı açış konuşmasında 2004-2005 akademik yılında kurulan ve 2008 yılından itibaren mezun veren bölümün mevcut durumu hakkında bilgiler paylaştı. Mezunların kamuda Tarım ve Orman Bakanlığı, kontrol laboratuvarları, gümrük kapıları gibi birçok alanda denetleyici ve kontrolör olarak görev alabildiğini belirten Dıraman, mühendislik eğitim kalitesini uluslararası standartlara taşımak adına Mühendislik Eğitim Programları Değerlendirme ve Akreditasyon Derneği (MÜDEK) akreditasyon müracaatının yapıldığını kaydetti. Dıraman, “Afyonkarahisar’ın kendine has gıda şehri olması, gıda üretim işletmelerinin olması gıda mühendisliğinin önemini artırıyor. Bu durum gıda mühendisliğinin popüler bir bölüm olmasını da sağlıyor” dedi.

“Afyonkarahisar, fiyat oluşumunda merkezi bir rol üstlenmektedir”

MÜSİAD Afyonkarahisar Şube Başkanı Ercan İşlek, Afyonkarahisar’ın yaklaşık 20 milyon yumurtacı tavuk varlığıyla Türkiye borsasını belirleyen Başmakçı Kooperatifi gibi önemli bir merkeze sahip olduğunu belirtti. Kentin yumurta üretimindeki liderliğine dikkat çeken İşlek, “Afyonkarahisar, fiyat oluşumunda merkezi bir rol üstlenmektedir. Nasıl ki altın fiyatı Merkez Bankasından belirlenir ama Tahtakale’ye de kulak verilirse, yumurta piyasası da böyledir. Türkiye’de ‘3 harfli marketler’ olarak bilinen zincir marketler, fiyatlandırmada Afyonkarahisar Başmakçı Kooperatifi’ni baz almaktadır” dedi. Afyonkarahisar’ın etinin; İstanbul başta olmak üzere Türkiye genelindeki pazar payının ve yüksek segmentteki talebinin fazla olduğunu söyleyen İşlek, “Afyonkarahisar’ın gündüz sıcak, gece ise serin geçen iklim yapısının hayvancılık üzerinde olumlu bir etkisi var. Gece ve gündüz arasındaki sıcaklık farkı, hayvanların stres seviyesini düşürür. Bu nedenle Afyonkarahisar’ın etinin ve yumurtasının lezzeti diğer şehirlerdeki ürünlerden belirgin bir şekilde ayrılıyor” diye konuştu.

“Seralar, jeotermal imkânların olduğu bölgelere kayıyor”

İşlek, kanatlı eti sektöründe yenilikçi adımlar attıklarını ve kentin ihracat kapasitesini artırdıklarını belirterek, damızlık ve anaç tavuk etini işleyip katma değerli ürün haline getirerek ihracata dönüştürdüklerini kaydetti. İşlek, “İki yıl önce başlattığımız çalışma ile anaç tavukları parçalayarak Afrika pazarına ihraç etmenin yolunu açtık. Avrupalı firmaların Afrika’ya gönderdiği bu ürünleri biz Türkiye’den göndermeye başladık. Haftalık bin 500 ile 2 bin ton arasında ürünü Demokratik Kongo, Gana, Angola, Benin ve Nijerya gibi Batı Afrika ülkelerine ihraç ediyoruz. Böylece ülke ekonomimize önemli bir döviz girdisi sağlıyoruz” dedi.

İşlek, “Kent; et, sucuk, lokum ve kaymak gibi geleneksel lezzetlerinin yanında jeotermal seracılıkla domates ihracatında da ivme kazandı. Bu seralar önceden, genelde biraz daha sıcak iklimi olan Antalya, Manavgat, Finike o sahil kesimindeydi ama son zamanlarda enerji maliyetlerinin yükselmesiyle üreticiler, Afyonkarahisar gibi jeotermal imkânların olduğu bölgelere kaymaya başladı” diye konuştu.

“Üretken gençlere sektörde her zaman ihtiyaç var”

Afyonkarahisar’da sanayi ve üniversite iş birliğinin daha da güçlendirilmesi gerektiğini ifade eden İşlek, nitelikli gıda mühendislerine ve üretken gençlere sektörde her zaman ihtiyaç duyulduğunu söyledi. Sanayiciler ile akademisyenlerin ikili ilişkileri canlı tutması gerektiğini kaydeden İşlek, “Afyonkarahisar insanı ikili ilişkilere, diyaloğa ve samimiyete önem verir. Öğretim görevlilerimiz ve öğrencilerimiz işletmelerimizi her zaman ziyaret edebilirler. Öğrencilerimizin teori eğitimin ardından en az bir dönemini sahada, fabrikada bizzat çalışarak geçirmesi çok kıymetlidir. Sabah servisine binip fabrikaya gelen, zorluğu gören ve işine dört elle sarılan gençleri yetiştirmemiz, sanayiciler olarak bizlerin de görevidir” dedi.

“Teorik bilgilerin, sahadaki başarımda büyük katkısı oldu”

AKÜ Gıda Mühendisliği Bölümünde lisans, yüksek lisans ve doktora eğitimini tamamlayan Dr. Ayşin Kahraman Avcı ise öğrencilik yıllarından itibaren edindiği mesleki ve akademik tecrübeleri katılımcılarla paylaştı. Sucuk, süt ve yumurta sektörlerinde kalite güvence yöneticisi ve Ar-Ge mühendisi olarak uzun yıllardır görev yaptığını belirten Avcı, “Akademide elde ettiğimiz teorik bilgiler, sahadaki pratik süreçlere aktarmak mesleki başarımda büyük katkıları oldu. Afyonkarahisar, gıda mühendisleri için geniş bir iş yelpazesi sunuyor. Sektörde merak eden, işini seven uzman mühendislere büyük ihtiyaç var. Aday öğrencilere bu bölümü tercih etmeleri tavsiyesinde bulunuyorum” dedi.

Söyleşi, soru-cevap bölümünün ardından konuşmacılara teşekkür belgelerinin takdim edilmesiyle sona erdi.

21 Temmuz 2026, Salı 53 kez görüntülendi