Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) ev sahipliğinde, “Aksa Tufanı Yıl Dönümünde Gazze’yi Düşünmek” konulu panel düzenlendi.
İlahiyat Fakültesi Özcan Halaç Eğitim Binası Konferans Salonunda gerçekleştirilen panele; AKÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Murat Peker, akademisyenler, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve öğrenciler katıldı. Moderatörlüğünü AKÜ İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Emin Uz’un yaptığı panelde; Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesinden Sumud Aktivisti Dr. Haşim Şamil Kısa, Süleyman Demirel Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. M. Akif Altunay ve Afyon Eğitim Bir-Sen Başkanı ve Sumud Aktivisti Mustafa Arslan konuşmacı olarak yer aldı.
“Gazze’yi insani sorumluluk ve toplumsal vicdan açısından da ele almalıyız”
Panelin açış konuşmasını yapan Doç. Dr. Emin Uz, Gazze’de yaşananların yalnızca siyasi ve tarihsel yönleriyle değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti. Uz, “Gazze’de yaşananları siyasi ve tarihsel boyutlarının yanı sıra insani sorumluluk ve toplumsal vicdan açısından da ele almamız gerekiyor” dedi.
Panelde “Sumud” kavramı üzerinde duracaklarını ifade eden Uz, “Sumud; sebat etmek, boyun eğmemek ve zorluklar karşısında direnç göstermek anlamlarını taşıyor. Bu kavramı Filistin ve Gazze bağlamında ele alarak yaşananları farklı boyutlarıyla değerlendireceğiz” diye konuştu. Uz, panel kapsamında Filistin meselesinin tarihsel ve ekonomik boyutlarının yanı sıra Sumud Filosu’na katılan aktivistlerin yaşadıkları ile Gazze konusunda sivil toplumun üstlendiği sorumlulukların ele alınacağını söyledi.
“Gazze bize dünyayı yeniden tanımlama imkânı verdi”
Süleyman Demirel Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. M. Akif Altunay, Filistin meselesinin yalnızca 7 Ekim 2023’ten hareketle değerlendirilemeyeceğini, yaşananların tarihsel arka planıyla birlikte ele alınması gerektiğini ifade etti.
Filistin’deki gelişmeler değerlendirilirken 1948 ve 1967’de yaşananların yanı sıra işgal, abluka, zorunlu göç ve halkların kendi kaderini tayin etme hakkı gibi başlıkların göz önünde bulundurulması gerektiğini belirten Altunay, Gazze’de yaşananların uluslararası sistemin işleyişine ilişkin önemli tartışmaları beraberinde getirdiğini söyledi.
Birleşmiş Milletler başta olmak üzere uluslararası kuruluşların aldığı kararların uygulanabilirliğinin Gazze sürecinde yeniden sorgulandığını dile getiren Altunay, “Gazze bize dünyayı yeniden tanımlama ve uluslararası sistemi yeniden değerlendirme imkânı verdi. İnsan hakları, özgürlük ve hukuk gibi kavramların uluslararası sistemde nasıl uygulandığı bu süreçte daha fazla tartışılır hale geldi.” ifadelerini kullandı.
Gazze’de yaşananların dünyanın birçok ülkesinde kamuoylarını harekete geçirdiğini belirten Altunay, “Farklı ülkelerde ve üniversitelerde düzenlenen Filistin’e destek gösterileri, Gazze’de yaşananların küresel ölçekte daha görünür hale geldiğini gösteriyor” dedi.
“Bir hekim olarak sorumluluk hissettim”
Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesinden Sumud Aktivisti Dr. Haşim Şamil Kısa, Sumud Filosu’na katılma sürecini anlattı.
Gazze’de sağlık sisteminin ciddi sıkıntılarla karşı karşıya bulunduğunu belirten Kısa, sağlık hizmetlerine erişimde yaşanan güçlüklerin kendisini harekete geçiren başlıca unsurlardan olduğunu söyledi. Psikiyatri uzmanı olduğunu ifade eden Kısa, “Gazze’de sağlık sisteminin içinde bulunduğu şartlar nedeniyle bir hekim olarak sorumluluk hissettim. Filoda farklı branşlardan 30’un üzerinde hekim bulunuyordu. Gazze’ye ulaşmamız halinde hastanelerde görev yapmayı ve sağlık hizmetlerine katkı sunmayı planlıyorduk” dedi.
Sumud Filosu’nun farklı ülkelerden ve inançlardan insanların ortak bir insani hassasiyetle bir araya geldiği uluslararası bir girişim olduğunu belirten Kısa, “Farklı milletlerden ve inançlardan insanlar Gazze konusunda ortak bir insani hassasiyetle bir araya geldi. Yolculuk boyunca aramızdaki dayanışma devam etti” diye konuştu.
“Amacımız insani yardım ulaştırmak ve hastanelerde görev yapmaktı”
Filoyla Gazze’ye ulaşmaları halinde beraberlerinde taşıdıkları insani yardım malzemelerini teslim etmeyi ve sağlık çalışanları olarak hastanelerde görev yapmayı planladıklarını ifade eden Kısa, yolculuk sürecine ilişkin bilgiler verdi.
Marmaris’ten hareket ettiklerini anlatan Kısa, “Amacımız insani yardım ulaştırmak ve hastanelerde görev yapmaktı” dedi. Yolculuk sırasında güvenlik amacıyla nöbet tuttuklarını belirten Kısa, daha önce filolara yönelik insansız hava aracı saldırıları ve sabotaj girişimleri yaşandığı için tedbirli hareket ettiklerini söyledi. Yolculuğun üçüncü gününde savaş gemileriyle karşılaştıklarını ifade eden Kısa, filoda bulunan teknelere müdahale edildiğini ve kendilerinin de bir süre yol aldıktan sonra durdurulduğunu anlattı.
Müdahalenin ardından kuru yük gemisine götürüldüklerini ve burada konteynerlerde tutulduklarını belirten Kısa, daha sonra Aşdod Limanı’na ve ardından Necef Çölü’ndeki bir cezaevine sevk edildiklerini söyledi.
Türkiye tarafından gönderilen uçakla ülkeye döndüklerini ifade eden Kısa, “Gazze’ye ulaşamamış olsak da girişimin Filistin’de yaşananların uluslararası kamuoyunun gündeminde tutulmasına katkı sunduğuna inanıyorum” dedi.
“Gazze’ye ilişkin duyarlılık toplumsal hafızada canlı tutulmalı”
Afyon Eğitim Bir-Sen Başkanı ve Sumud Aktivisti Mustafa Arslan, Gazze konusunda sivil toplumun ve bireylerin üstlenebileceği sorumluluklara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Toplumda Filistin konusunda artan bir duyarlılık gözlemlediklerini ifade eden Arslan, öğrencilerin de katıldığı etkinlik ve yürüyüşlerin bu duyarlılığın farklı yaş gruplarına yayıldığını gösterdiğini söyledi.
Bireysel tüketim tercihlerinin de toplumsal tavrın bir parçası olduğunu belirten Arslan, İsrail’e doğrudan veya dolaylı destek verdiğini düşündükleri ürünlere yönelik boykotun bireylerin gösterebileceği tepkilerden biri olduğunu ifade etti. Arslan, “Gazze’ye ilişkin duyarlılığın yalnızca belirli dönemlerle sınırlı kalmaması, toplumsal hafızada canlı tutulması gerekiyor” dedi.
Panelin devamında Filistin meselesinin insani, dinî, tarihî ve toplumsal boyutları ile Gazze’ye yönelik uluslararası dayanışma girişimleri ele alındı. Konuşmacılar, Gazze konusunda toplumsal duyarlılığın sürdürülmesi, yaşananların tarihsel arka planıyla değerlendirilmesi ve insani yardım çalışmalarına destek verilmesinin önemine ilişkin görüşlerini paylaştı.
Panel, AKÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Murat Peker’in panelistlere teşekkür belgesi ve plaket takdim etmesinin ardından sona erdi.
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |













