“19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı” etkinlikleri kapsamında Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) Eğitim Fakültesinde peş peşe iki etkinlik gerçekleştirildi. 

Eğitim Fakültesi Sınıf Öğretmenliği Bölümü ile Güzel Sanatlar Fakültesi (GSF) İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı (İMÇT) Bölümü öğrencilerinin “19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı” temalı ortak sergisi, AKÜ Kocatepe Büyük Taarruz Uygulama ve Araştırma Merkezi iş birliğinde Eğitim Fakültesi zemin katında açıldı. Serginin ardından Rektörlük Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Bölüm Başkanlığı, AKÜ Kocatepe Büyük Taarruz Uygulama ve Araştırma Merkezi ile Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından ortaklaşa düzenlenen “Mondros’tan TBMM’ye Kurtuluşun Stratejik Yolculuğu” konulu panel gerçekleştirildi.   

AKÜ’de Yapay Zekâ Destekli Afiş Tasarım Sergisi Düzenlendi

Eğitim Fakültesi Binasında düzenlenen sergiye; Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nusret Koca, Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Mehmet Erkol, Dekan Yardımcımız Dr. Öğretim Üyesi Sena Coşkun ile Kocatepe Büyük Taarruz Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Sibel Yazıcı ile akademik personel ve öğrenciler katıldı. Sergide yer alan afişler, ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. 

Katılımcıların alanda bulunan QR kodları taratarak kullandıkları oylar neticesinde en çok beğenilen üç afiş ödüllendirildi. Birinciliği Betül Arık ve Umut Özdemir elde ederken, Fatma Çarman ve İrem Atılgan’ın tasarımı ikinci, Irmak Gülçek, A.Enes Özcan ve Hayrünnisa Tosun’a ait tasarım da üçüncü oldu.

Eğitim Fakültesinde “Mondros’tan TBMM’ye Kurtuluşun Stratejik Yolculuğu” Konuşuldu

Abdullah Kaptan Konferans Salonunda düzenlenen panele; GSF Dekan Yardımcısı Dr. Öğretim Üyesi Sena Coşkun, AKÜ Kocatepe Büyük Taarruz Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü, Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Bölüm Başkanı Doç. Dr. Sibel Yazıcı ile akademik personel ve öğrenciler katıldı. 

Panelde; AKÜ Kocatepe Büyük Taarruz Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Sibel Yazıcı moderatör olarak yer aldı. Yazıcı, 19 Mayıs’ın gençliğe adanmış bir dönüm noktası olduğunu belirterek, “19 Mayıs, başlangıçta bir spor bayramı olarak kutlanması öngörülmüş ve 1936 yılında kanunen kutlanmaya başlanmıştır. 1982 yılında ise ‘Atatürk’ü Anma Bayramı’ olarak da değerlendirilmiş; her iki unsur birleştirilerek ortak bir organizasyona ve bileşene dönüştürülmüştür. Bir gençlik bayramı olması dolayısıyla taşıdığı anlam son derece büyüktür” dedi. Günün sadece sembolik bir kutlamadan ibaret olmadığını, milli mücadelenin temelini oluşturduğunu kaydeden Yazıcı, “Atatürk’ün büyük eseri Nutuk, ’19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıktım’ cümlesiyle başlar. Bu ifade aslında bir milattır. Dolayısıyla 19 Mayıs, sadece bir bayram etkinliği olmanın çok ötesindedir. Kurtuluş Savaşı’nın gerekçesini, nedenini ve ruhunu idrak etmemizi sağlayan bir başlangıç noktası, bir milat olarak değerlendirilmesi gereken tarihi bir süreçtir. Bugünü anlamlı kılan pek çok derin özellik bulunmaktadır” diye konuştu. 

“Stratejik görüşmeler, Anadolu’ya geçiş kararını hızlandırdı”

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdür Yardımcısı Öğr. Gör. Gülden Yürektürk, Tevfik Paşa hükümetinin 3 Mart 1919’da istifasının ardından yerine İngiliz yanlısı politikalarıyla bilinen Damat Ferit Paşa’nın getirilmesinin bardağı taşıran son damla olduğunu belirtti. Yürektürk, Kâzım Karabekir Paşa ve Ali Fuat Cebesoy ile yapılan stratejik görüşmelerin, Anadolu’ya geçiş kararını hızlandırdığını vurgulayarak, “Mütareke döneminde Karadeniz Bölgesi’nde dış destekli Rum çeteleri faaliyetlerini artırdı. İngilizler, 9 Mart 1919’da bölgeye asker çıkardı. İngiliz İşgal Kuvvetler Komutanı General Calthorpe’un 21 Nisan 1919’da Babıâli’ye sert bir rapor göndererek, ‘Bölgede düzeni sağlayın; aksi takdirde bunu biz yapacağız’ mesajı veriyordu” dedi. Yürektürk, İstanbul’da yaşanan hükümet krizleri, İngiliz işgal kuvvetlerinin tehditleri ve Mustafa Kemal Paşa’nın yeteneğiyle “Geniş Yetkili Müfettişlik” belgesinin şekillendiğini belirtti. “Geniş Yetkili Müfettişlik” belgesinin milli mücadelenin kurumsal temelini oluşturduğunu kaydeden Yürektürk, “Mondros Mütarekesi’nin ardından İtilaf Devletleri’nin baskısı ve Karadeniz Bölgesi’ndeki asayiş sorunları üzerine Mustafa Kemal Paşa’nın olağanüstü yetkilerle donatılarak Anadolu’ya gönderilme süreci, dönemin askeri ve siyasi arka planını gözler önüne seriyor” dedi. 

“Samsun’a bir millet hep birlikte adım attı”

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Bölüm Başkan Yardımcısı Öğr. Gör. Burak Ahmet Saka ise 19 Mayıs’ın, mücadelenin Anadolu’nun tamamına yayılmasını sağlayan ve millet iradesini ön plana çıkaran gelişmelerin dönüm noktası olduğunu belirtti. İngiliz kuvvetlerinin, Samsun’da Rum çetelerinin gerçekleştirdiği eylemlerden Osmanlı’yı sorumlu tuttuğunu ifade eden Saka, “Rum çeteleri ve Türk halkı arasında meydana gelen çatışmaların sonlandırılması amacıyla Mustafa Kemal, 9. Ordu Kıta Müfettişi olarak devlet tarafından bu göreve tayin edildi” dedi. Saka, Samsun’un ardından mayıs ile ekim ayları arasında Havza, Amasya, Erzurum ve Sivas seyahatlerinin gerçekleştirileceğini, bunların sonucunda kongreler düzenlenip genelgeler yayımlanacağını kaydetti. 19 Mayıs günü Samsun’a sadece Mustafa Kemal ve heyetindeki insanların adım atmadığını, işgal altında olan bir milletin hep birlikte adım attığını belirten Saka, “19 Mayıs’tan önce de yurdumuzun farklı yerlerinde düşmana karşı Kuvayı milliye direnişleri başlamıştı. Ama kendi bölgelerini savunmaya çalışıyorlardı. Güçleri ve teşkilatları ancak buna müsaade ediyordu. 19 Mayıs’tan sonra ise Havza ve Amasya genelgeleri, Erzurum ve Sivas kongreleri ile bu mücadele bütün vatana yayılmaya başladı” diye konuştu. 

Panel, toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi.

 

21 Mayıs 2026, Perşembe 11 kez görüntülendi